Müptezeller- Emrah SERBES



     Müptezeller

      Emrah Serbes

       İletişim Yayıncılık

      163 Sayfa



     -Kitabın Arka Kapağı-

"Üzülme baba" dedim, "alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Bende çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha." "Ona üzülmüyorum ki ben" dedi babam. "Her ay evin taksidini ödedikte ne oldu. Bak, uçup gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık." Güzel olmak isteyen alkolikler, berduşlar, kardeşler... Zembereği boşaltılmış hayat memat ezberleri, tek gözlü geceler. Yeraltının karın gurultusuna, belalı bir gündüze sarılan cuaralar.

   Müptezeller, uğultuların, yoksulluğun ve kaybeden delikanlıların romanı. Lime lime ufalanarak. Emrah Serbes, kenarların soluğunu, dünyaya katlanamayan, kendine gömülen çocukları haykırarak anlatıyor. Yaz biter, güz biter, hep kış gelir.


     Emrah SERBES, Türk yazar ve senarist. Herkesin çok net bildiği Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm ve Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi filmlerinin senaristidir. Senarist olmasının yanı sıra yazar olduğundan da bahsetmiştim. Emrah SERBES'in; Erken kaybedenler, Deliduman, Her temas iz bırakır gibi birçok kitabı bulunmaktadır. Edindiğim bilgilere göre OT dergisi için kısa hikayeler kaleme almış, ardından da KAFA dergisi için hikayeler kaleme almıştır.



    Merhaba kitap kurtları, 
    
    Bugün nasılsınız bakalım? Ben yine harikayım. Aradan biraz zaman geçtikten sonra ancak kitap yorumu yapabildim. Müptezeller'i, bir hafta kadar önce bitirdim. Özellikle bu aralar Türk yazarlara ve klasiklere çok fazla yönelmeye başladım. Artık bazı kitapların dili beni kesmemeye başladı. Daha ağır ve zorlayıcı kitaplar okumak istiyorum. Kitap okumaya aşırı özlemden olsa gerek bu. Malum okulumda son sene olmasından dolayı pek fazla kitap okuyamadım. Hatta pek fazla değil hiç okuyamadım. Bir alışveriş merkezinde kitaplara bakarken Emrah SERBES'in Müptezeller isimi kitabı ile karşılaştım. Adını çok fazla duyduğum için haliyle hemen aldım. Zaten Türk yazar tutkum başlamış, asla kaçırmam. Neyse kasadan falan geçtik kitabı, ardından eve geldim. Hemen kahvemi kaptım ve çekildim bir köşeye. Ertesi günde bitirdim. Sevdim mi? Verdiğim dört yıldızdan belli değil mi? 
    
     Gel gelelim kitabın içeriğine. Kitap yoksulluk üzerine kurulmuş ve kurtarılamayan delikanlılar üzerine kuruluydu. Parasızlık var tamam ama dibe batışta cabası. Bir türlü toparlanamayan karakter, canımı sıktı açıkçası. Bu adam ne zaman kendine gelecek diye düşünmedim değil. Ardından da kendimi o duruma koymaya çalışarak bir de o şekilde kitaba devam etme kararı aldım. Ama yine de kızdım karaktere. Gerçekten kendi açımdan söylemek gerekirse kızılacak çok şey yaptı. Ama kitabın dili olsun, anlatımı olsun, çok etkilendim. Sanki olayları gerçekten yaşıyor gibiydim. Kitabı okurken olaylar dibimde oluyor gibiydi. Bazı anlatımlarda kendimi gülmekten alamadım açıkçası. Karakterin polislere, amcalar demesi biraz güldürdü beni açıkçası. Onlarla yaşadığı bazı hadiselerde fena değildi. İyi ki kitap karşıma çıkmış ve alıp, okumuşum. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder